Solunum Fizyoterapisinde Sürdürülebilirlik

solunum-fizyoterapisinde-surdurulebilirlik

Solunum Fizyoterapisinde Sürdürülebilirlik

Sürdürülebilirlik son yıllarda sağlık alanında da sıkça konuşulan kavramlardan biri. Ancak konu solunum fizyoterapisi olduğunda akla ilk gelen başlıklardan biri olmayabilir. Oysa solunum fizyoterapisi; hastaların uzun dönem sağlığını desteklemesi, gereksiz sağlık hizmeti kullanımını azaltabilmesi ve dijital çözümlerle erişilebilirliği artırabilmesi sayesinde sürdürülebilir sağlık hizmetlerinin önemli bir parçası olabilir.

Sağlık alanında sürdürülebilirlik kavramı yalnızca çevresel etkileri azaltmakla sınırlı görülmüyor. Aynı zamanda daha etkili, daha erişilebilir ve uzun vadede sürdürülebilir sağlık hizmetleri sunabilmenin de bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Solunum fizyoterapisi de bu dönüşümün önemli bileşenlerinden biri.

Sürdürülebilirlik neden sağlık hizmetlerinin gündeminde?

Sağlık hizmetleri yaşam kalitesini artırırken aynı zamanda önemli miktarda enerji, ulaşım, ilaç, tıbbi ekipman ve sarf malzeme kullanıyor. Bu nedenle sağlık sektörü de çevresel etkisi olan alanlardan biri olarak kabul ediliyor.

Ancak burada önemli bir nokta var:

Sürdürülebilir sağlık hizmeti, daha az sağlık hizmeti sunmak anlamına gelmez.

Asıl amaç, hastaya gerçekten fayda sağlayan, gereksiz uygulamaları azaltan ve mevcut kaynakları daha verimli kullanan bir bakım anlayışını benimsemektir. Başka bir ifadeyle, doğru hastaya doğru zamanda doğru tedaviyi sunabilmektir.

Solunum fizyoterapisinde sürdürülebilirlik ne anlama geliyor?

  1. Hasta için sürdürülebilirlik

Pulmoner rehabilitasyonun amacı yalnızca birkaç haftalık bir egzersiz programını tamamlamak değildir. Asıl hedef, kişinin günlük yaşamında hareket etmeye devam etmesi, fiziksel aktiviteyi bir alışkanlık haline getirmesi ve hastalığını daha iyi yönetebilmesidir.

Çünkü rehabilitasyon sırasında elde edilen kazanımların korunabilmesi, ancak bu davranış değişikliğinin uzun vadede devam etmesiyle mümkündür. Sürdürülebilirlik hastanın programı tamamladığı gün değil, aktif yaşamın kalıcı hale geldiği noktada başlar.

  1. Sağlık sistemi için sürdürülebilirlik

Sürdürülebilirlik yalnızca çevresel değil, aynı zamanda sağlık sistemleri açısından da önemlidir.

İyi yönetilen bir kronik solunum hastalığı, daha az alevlenme, daha az acil başvurusu, daha az hastane yatışı ve daha az sağlık hizmeti kullanımı anlamına gelebilir. Bu durum hem hastalar hem de sağlık sistemi için önemli bir kazanımdır.

Bilimsel çalışmaların yönü de uygulanan tedavilerin çevresel yükü nasıl etkilediği sorusuyla şekilleniyor. Solunum sistemi hastalıklarında kullanılan inhalerlerin karbon ayak izinin yanı sıra hastalık kontrolüne, sağlık hizmeti kullanımına ve alevlenmelerin oluşturduğu toplam çevresel yüke etkisini değerlendirmeye yönelik tasarlanan çalışmalar var. Buradaki temal mesaj: Daha iyi klinik sonuçlar, aynı zamanda daha düşük çevresel etki sağlayabilir. 

  1. Gezegen için sürdürülebilirlik

Elbette sürdürülebilirliğin çevresel boyutu da göz ardı edilemez.

Solunum fizyoterapisinde çevresel sürdürülebilirliği destekleyebilecek uygulamalara örnek olarak;

  • dijital eğitim materyallerinin kullanılması,
  • uygun hastalarda telerehabilitasyon veya hibrit modellerin değerlendirilmesi,
  • gereksiz seyahatlerin azaltılması,
  • kaynakların verimli kullanılması,
  • fiziksel aktivite ve aktif yaşamın desteklenmesi


gösterilebilir.

Burada önemli olan nokta, çevresel kaygılar nedeniyle klinik kaliteden ödün vermemektir. Amaç; hasta güvenliğini ve tedavi etkinliğini korurken, bakım süreçlerini daha verimli hale getirmektir.

Dijital sağlık sürdürülebilirliği destekleyebilir mi?

Son yıllarda telerehabilitasyon ve dijital sağlık uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte bu soru daha sık gündeme geliyor. Merkeze ulaşmakta güçlük yaşayan bireyler için uzaktan takip ve hibrit bakım modelleri rehabilitasyona erişimi kolaylaştırabilir. Aynı zamanda gereksiz seyahatlerin azalmasına ve bakımın sürekliliğinin desteklenmesine katkı sağlayabilir.

Ancak dijital çözümler, yüz yüze rehabilitasyonun yerine geçen bir yöntem olarak değil; uygun hastalarda bakımın devamlılığını destekleyen tamamlayıcı bir yaklaşım olarak değerlendirilmelidir.

Geleceğin solunum fizyoterapisi nasıl olacak?

Artan hava kirliliği, sıcak hava dalgaları ve orman yangınları gibi çevresel olaylar; astım, KOAH ve diğer kronik solunum hastalıklarında semptomların kötüleşmesine, alevlenmelere ve sağlık hizmeti ihtiyacının artmasına neden olabiliyor.

Bu nedenle geleceğin solunum fizyoterapisinde yalnızca egzersiz reçetesi hazırlamak yeterli olmayacak. Fizyoterapistlerin hava kalitesini ve çevresel koşulları göz önünde bulundurarak egzersiz planlarını uyarlaması, aşırı sıcak veya yüksek hava kirliliği dönemlerinde güvenli egzersiz önerilerinde bulunması, hastalara çevresel risklerden korunma konusunda eğitim vermesi ve gerektiğinde rehabilitasyon programını bu koşullara göre yeniden planlaması giderek daha önemli hale geliyor.

Daha erişilebilir rehabilitasyon hizmetleri, kişiselleştirilmiş egzersiz programları, dijital takip sistemleri, hasta eğitimi ve uzun dönem davranış değişikliğini destekleyen uygulamalar bu dönüşümün önemli parçaları olacak.

Belki de sürdürülebilirliği en iyi özetleyen soru şu:

Bir rehabilitasyon programı bittikten sonra hasta hala aktif yaşamını sürdürebiliyor mu?

Eğer cevap “evet” ise, yalnızca bireyin sağlığı değil, sağlık sisteminin etkinliği ve uzun vadede çevresel sürdürülebilirlik açısından da önemli bir adım atılmış demektir.

Sonuç

Solunum fizyoterapisinde sürdürülebilirlik, yalnızca çevresel etkileri azaltmayı hedefleyen bir yaklaşım değildir. Aynı zamanda hastaların uzun vadeli sağlığını destekleyen, sağlık hizmetlerini daha erişilebilir ve verimli hale getiren bütüncül bir bakış açısını ifade eder.

Bugün artık başarılı bir rehabilitasyon programını yalnızca egzersiz kapasitesindeki artışla değerlendirmiyoruz. Hastanın aktif yaşamını sürdürebilmesi, sağlık hizmetlerine daha az ihtiyaç duyması ve bakımın uzun vadede devam ettirilebilir olması da en az bunun kadar önemli.

Kaynaklar

https://www.erwcpt.eu/physiotherapy-and-sustainability

Maric F., Nicholls D. A call for a new environmental physiotherapy – an editorial. Physiother Theory Pract. 2019;35(10):905–907.

Afxonidis G, Tsagkaris C, Papazoglou AS, Moysidis DV, Tagarakis G, Foroulis C, Anastasiadis K. Respiratory physiotherapy as a key player in the effort to make surgery greener during and beyond the COVID-19 pandemic. J Clim Chang Health. 2022 May;6:100134.

Wilkinson, A., Maslova, E., Janson, C., Xu, Y., Haughney, J., Quint, J. K., Budgen, N., Menzies-Gow, A., Bell, J., & Crooks, M. G. (2022). Environmental Sustainability in Respiratory Care: An Overview of the healthCARe-Based envirONmental Cost of Treatment (CARBON) Programme. Advances in therapy39(5), 2270–2280. 

X
LinkedIn
Facebook